** BİR FIKRA **

Fıkra No..:561 Fıkra Adı..:VAAZ Tarih..:12/28/2004


Adamla karısı her zamanki gibi kilisede vaaz dinlemeye gidiyorlarmiş. Ancak adam her seferinde vaazin ortalarına doğru uyuklamaya başlarmış,o yüzden yerlerine oturmadan önce karısı çantasından bir çengelli iğne çıkartmış, "Bana bak adam.." demiş.. "Bugün de yanımda uyuklarsan şu iğneyi artık nerene rastgelirse batırıcam" Derken kilise toplanmış, vaaz başlamış. Biraz sonra kadın yana doğru başını bir çevirmiş, kocası uyukluyor.. Kadın; "Benden günah gitti" diye iğneyi çıkarırken, > Papaz; "BU EVRENİ YARATAN KİMDİR?" diye sormuş. Tam o anda kadın iğneyi batırıverince adam; "TANRIMMM" diye bağırmış.. Papaz gülümsemiş, "Adamı uyandırdım" diye kadın da gülümsemiş..Vaaz devam etmiş.. 5_10 dakika sonra kadın yine başını çevirmiş, adam yine uyukluyor... Bu arada vaaz devam ediyor.. Papaz; "Allah'in sizi duyması için ona şöyle seslenmeniz yeter" derken, kadın yine adama igneyi > batırınca,adam; "EY YÜCE TANRIM!!" diye bağırmış.. Papaz yine onlara bakıp gülümsemiş, vaaz devam etmiş...5_10 dakika sonra kadın kocasına bakmış,adamın yine uyukladığını görünce;"Pes yani pes" diye iğnesini çıkartmış.. Papaz da bu sırada ; ". Peki Havva ikinci kez hamile kaldığı zaman Adem'e ne demiştir? "diye sorarken kadın bütün gücüyle iğneyi adama batırmış ve adam can havliyle bağırmış: "BANA BAK YETTI ARTIK.. O ELiNDEKiNi BANA BIR KEZ DAHA SOKARSAN YEMIN EDİYORUM TUTTUĞUM GİBİ KOPARACAGIM "


Kategori..:+18 Puan..:6.694

Oy Ver.....:        Bu Fıkra İçin Oy Ver. 1-En Kötü  10-En İyi

Bu fıkrayı Email adresine,
Gönderen (Ad Soyad)  

** GÜNÜN SÖZÜ **

Kadınlar,üzüm suyu gibidir.
Sizin göstereceğiniz ilgi ve emeğe göre karşılık vererek,
şaraba ya da, sirkeye dönüşebilir.

** BİR KARİKATÜR **

**FIKRA GİBİ**

Fıkra Gibi No..:4 Fıkra Gibi Ad..: Katı, Sıvı, Gaz


Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. "Maddenin üç halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: " Katı, Sıvı, Gaz." Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
- Katır, Sığır, Kaz

     

** BİR HİKAYE **

Hikaye No..:18 Hikaye Adı..: Herşey Göründüğü Gibimidir?


Sultan Murat Han o gün bir hoştur.Telaşeli görünür.Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer.Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.Veziriazam Siyavuş pasa sorar:
-Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var?
-Akşam garip bir rüya gördüm.
-Hayırdır inşallah.
-Hayır mı şer mi öğreneceğiz.
-Nasıl yani?
-Hazırlan dışarı çıkıyoruz. Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hala gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir.Seri ve kararlı adımlarla Beyazıt a çıkar,döner Vefa ya,Zeyrekten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır.Etrafına daha bir dikkatle bakınır.iste tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar.Sorarlar " kimdir bu ? ".Ahali "Aman hocam hiç bulaşma" derler."Ayyaşın menhusun biri işte! "
-Nerden biliyorsunuz?
-Müsaade et de bilelim yani.Kırk yıllık komşumuz. Bir başkası tafsilata girer.Biliyor musunuz? Der. Aslında iyi sanatkardır. Azaplar çarşısında çalışır. Nalın haşini yapar. Ancak kazandıklarını içkiye,fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine. Hele yaşlının biri çok öfkelidir. İsterseniz komşulara sorun der.Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu? Hasılı mahalleli döner ardını gider. Bizim tebdili kıyafet mollalar kalırlar mı ortada. Tam vezir de toparlanıyordur ki padişah yolunu keser:
- Nereye?
- Bilmem bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
- Millet bu çeker gider. Kimseye bir şey diyemem. Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebaamızdır. Defini tamamlasak gerek.
- iyi ya, saraydan birkaç hoca yollar kurtuluruz vebalden.
- Olmaz rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
- Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
- Mollalığa devam. Naaşçı kaldırmalıyız en azından.
- Aman efendim ,Nasıl kaldırırız?
- Basbayağı kaldırırız iste.
- Yapmayın etmeyin sultanım,bunun yıkanması paklanması var.Tekfini,telkini...
- Merak etme ben beceririm. Ama bence bir gasil hane bulmalıyız.
- şurada bir mahalle mescidi var ama...
- Olmaz vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?
- Ne bilim Ayasofya dan Süleymaniye den, en azından Fatih camiinden.
- Ayasofya ile Süleymaniye de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama Fatih Camiini iyi dedin. Hadi yüklenelim. Ve gelirler camiye.Vezir sağa sola koşturur kefen tabut bulur.padişah bakır kazanları vurur ocağa usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki.bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü sakilere benzemez. Hem manalı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza. Meçhul nalıncıyı kefenler,tabutlar musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine hayli vardır daha,. Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır. Sultanım der. Yanlış yapıyoruz galiba
-Nasıl yani?
-Heyecana kapıldık sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanımı vardır belki yetimleri?
-Doğru öyle ya,neyse, sen başını bekle ,ben mahalleyi dolanıp geleyim. Vezir cüzüne,tespihine döner,padişah garip maceranın başladığı noktaya koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın arar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir. Hakkını helal et evladım der.Belli ki çok yorulmuşsun. Sonra eşiğe çöker ellerini yumruk yapar. şakaklarına dayar. Ağlar mı? Hayır. Ama gözleri kısılır ,hatıralara dalar belki. Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından. Biliyormuşsun oğlum? diye dertli dertli söylenir. !Bizim efendi bir alemdi vesselam. Akşamlara kadar Nalın yapar. Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin., elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya.
-Niye?
-ümmeti Muhammedi içmesin diye.
-Hayret
-Sonra malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi. ben sizin zamanınızı satın aldım mi ,aldım derdi.öyleyse simdi dinleseniz gerek o çeker gider,ben menkıbeler anlatırdım onlara. Mızraklı ilmihal. Hücceti İslam okurdum ..
-Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki.
- milletin ne sandığı umurunda değildi. Hoş ,o hep uzak mescitlere giderdi. öyle bir imamın arkasında durmalı ki derdi.tekbir alırken Kabe yi görmeli .
- öyle imam kaç tane kaldı şimdi?
- İşte bu yüzden nisancı ya , sofular a uzanırdı ya. Hatta bir gün,, Bakasın efendi dedim! , sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. İnan cenazen kalacak ortada.
-Doğru öyle ya?
-kimseye zahmetim olmasın deyip mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben istemedim. İs mezarla bitiyor mu? dedim.seni kim yıkasın ,kim kaldırsın?
-Peki o ne dedi?
-önce uzun uzun güldü, sonra Allah büyüktür hatun dedi. Hem Padişahın isi ne? Allah tealinin öyle kulları vardır ki, halk onları bilmez. Hoş bazen kendileri de makamlarının farkında değillerdir. Hulus
-u kalp ile boyun büker ümmeti Muhammedi e , halifeyi müslmine dua ederler.samimi niyazları ile zırh olurlar sultana. Bir seher vakti göz yaşı ile yapılan dua, binlerce topun yapamadığını yapar. Kralları yıkar,kaleleri paralar. İşte nalıncı baba o adsız sansız Allah dostlarından biridir. Asıl adı Muhammedi Mimi Efendi dir. Bergama lıdır. 1592 yılında vefat etti. Cenaze hizmetlerini bizzat padişah gördü. Ve mübareği evine defnetti. Kabri üzerine bir kubbe, içine bir çeşme koydurdu. Dahası bir tekke ile yaşattı adini. Türbesi Unkapanı'nda, cibali tutun fabrikasının arkasında, Haramzade camii karşısındadır.

     

**BİR OYUN**


Bike Champ 2
Nasıl Oynanıyor ?
Oyunun resmine tıklayın. Açılan pencerede oyunun yüklenmesini bekleyin. W, A, S, D tuşlarını veya Yön Tuşlarını kullanarak motorunuzun ilerlemesini sağlayın. 
Diğer oyunlar için Oyun Sayfamız.

FIKRA.NET Mail Grubuna üye olmak ve her gün birçok mizah içerikli yayın okumak ve paylaşmak isterseniz lütfen aşağıdaki formu kullanarak kayıt olunuz.
Unutmayın FIKRA_NET Mail Grubuna Üye Olmak Bir Ayrıcalıktır!!!

Fikra_Net Grubuna Üye Ol
Powered by groups.yahoo.com

FIKRA.NET bir Fıkra, Karikatür, Hikaye, Video, Oyun sayfasıdır. Fıkralar içinde Temel fıkraları, Sarışın fıkraları, Nasrettin Hoca fıkraları ve Çeşitli fıkralar mevcuttur. Bunların yanında sayfamızda Fıkra gibi olaylar, Kısa hikayeler, Karikatürler, Komik Videolar, Oyunlar, Yurdum insanı bölümlerini bulabilirsiniz.

FIKRA.NET © 2001 Bütün hakları HALİT KINCAL Tarafından Saklıdır.


SAYFA İÇERİĞİ

853-Fıkra,
85-Günün Sözü,
216-Karikatür,
48-Fıkra Gibi,
92-Hikaye,
47-Duvar Yazısı


İÇERİK ARAMA

ARKADAŞIMA
ÖNER

Sizde sevdiklerinizi güldürmek istiyorsanız.

Adınız

Email'iniz

Arkadaşınızın Adı

Arkadaşınızın Email'i


Sahibinden
 Sahibinden